Albüm

Ax Lê Wesê Albümü, iTunes Store ve Spotify’da.

 


Ne diyordu gönlümüzün yaralarını hatırlatan filmde… “Bir türküye ağlamak için dilini bilmeye, sözlerini anlamaya gerek yok bazen!” Rewşan Çeliker’i dinledim iki dilde… Anlamadığım iki dilden yorumladığı türküleri dinledim… Yüreklere işleyen sesiyle asırlık ağıtlar söylüyor…  Muazzam bir iklim oluşuyor…

Ve kemandan ukuleleye geçiyor, çalıp yorumluyor üstelik… Kürtçeden sevda şarkıları, Ermeniceden halk ezgileri birleşiyor dilinde… Bize, gittikçe azalan müzik kültürlerinden örnekler sunuyor… Kekik kokan vadiler, büyük ve uzun kervanlar, siyah beyaz oluyor aklımızın ekranında! Yüreğimizin ta dibine bu kadim toprakların çok kültürlü zamanları yerleşiyor; bazen bir kor gibi; bazen de hüzünlü nostaljik bir kıvamda… O çok kültürlü yapıya dair her daim sözlerimiz vardır ya zaten… Ardı ardına gittiler… Fotoğraflar kaldı… Birer birer terk ettiler… Geniş balkonlu, bahçeli evler kaldı… Gözyaşı içinde sarılıp vedalaştılar… Hatıraları kaldı… Ezgileri kaldı… Yeni bir ülkeye, yeni bir şehre gitmek durumundaydılar, geriye “Bulamazsın yeni bir ülke, bu şehir arkandan gelecektir” diye yazılmış dizeler kaldı. On yıllar boyunca çokça ayrılık hüküm sürdü, gidenlerin özlemi, hasreti kaldı bu topraklarda… Ayrılmak zorunda olanlar da ağladı, kalanlar da… Evet… Bu binlerce yıllık topraklarda halayı, horonu, şabatı, paskalyayı, çanı, ezanı, hazanı kem gözlere aldırmadan, yan yana hissetmek çok büyük bir duygudur… Rewşan Çeliker, büyük müzik dünyasında bunları hatırlatıyor bize… Yüreğine sağlık Rewşan… Türküler kardeştir… Halklar gibi…

Nebil Özgentürk